Doğadaki tüm canlılarda olduğu gibi, balıklarda da ilk beslemeye alınacak yavruların beslenmesi, deniz ve iç su türlerine ve bunların yetiştiricilik ortamlarına bağlı olarak yaklaşık 7-20 aylık bir süreci kapsayan yetiştiricilik periyodunun başarısını etkileyen önemli bir faktördür. Bilindiği gibi yavru yemleri önemli oranda Türkiye’deki balık yemi fabrikalarında üretildiği gibi hatırı sayılır miktarda yavru yemi de ithal edilmektedir. 

Larval aşamayı takip eden süreçteki en önemli basamak olan ilk yemleme ve bu aşamadan itibaren kullanılacak yavru yemlerinin besin madde içeriği ve formülasyonu yavru yetiştiriciliği için bir anahtar niteliğindedir. Türkiye’de yetiştiricilerin kullandığı başlangıç ve yavru yemlerindeki en önemli sorunların başında yetiştiriciliği yapılan balıkların beslenme özelliklerinin ve alışkanlıklarının göz ardı edilmesi gelmektedir. Formülasyon içerikleri incelendiğinde üretilen tüm yem tiplerinde yüksek protein ve yağ kaynaklarından övgü ile söz edilirken, balıkların protein ve yağı yapıtaşlarına parçalayarak; yani amino asit ve yağ asitleri olarak kullanabildiği konusu sürekli geri plana bırakılmıştır. Buna bağlı olarak yüksek hammadde maliyetleri gerekçe gösterilerek soya küspesi, mısır glüteni, bezelye unu, çeşitli protein hidrolizatları gibi protein kaynakları yeme eklenmektedir. Benzer şekilde yağ kaynakları olarak balık yağı dışında ayçiçek yağı, palm (palmiye) yağı, Hindistan cevizi yağı gibi yağ kaynakları da balık yağı ile birlikte ya da balık yağından bağımsız olarak kullanılmaktadır. Balığın beslenme doğasına aykırı ve doğal beslenme ortamında asla karşılaşma ve tüketme ihtimali olmayan bu hammaddeler ile besleme sonucunda protein ve yağ gibi iki önemli besin maddesinin sindirim oranı önemli ölçüde azalmakta, balık yeterli kondisyonu kazanmaktan uzak, düşük büyüme-gelişme, yüksek FCR (yem dönüşüm oranı) değerleri ile başta hastalık etkenleri olmak üzere pek çok stres faktörüne duyarlı hale gelmektedir. Bu sorununun farkına varabilen yem üreticilerinin bir bölümü yem içeriğine özellikle tavukçuluk sektöründen devşirilmiş yem tüketimini ve yemin sindirilebildiğini arttırmayı teşvik eden, bağışıklığı desteklediği iddia edilen çeşitli katkı maddeleri, prebiyotik ve probiyotik ürünleri, çeşitli maya türleri gibi ürünleri formülasyonlarda kullanmaya başlamışlardır. Bu ürünler de bitkisel kökenli protein ve yağ kaynaklarında olduğu gibi balığın doğası ve sindirim metabolizması ile uyumsuz ürünler olduğundan yemin başarısını arttırmaktan uzak ürünlerdir.       

Dünya çapında yapılan çalışmalarda ve EGEMARINOVA uzmanlarının yurt içi ve yurt dışı deneyimlerinden elde ettikleri sonuçlara göre iyi bir yavru beslemenin sonucunda elde edilecek kazanımlar şunlardır;

*EGEMARINOVA Yavru yemleri yüksek oranda denizel kökenli hayvansal hammaddeleri, bunların içeriğindeki uygun ham protein oranı ve sadece balık yağı ile sağlanan ham yağ içeriği ile yavru balıklarınız için dengeli bir yem anlamına gelir. 

*EGEMARINOVA Yavru yemlerinde balığın doğasına yabancı hiçbir hammadde yer almaz. Yüksek protein içerse de soya küspesi, mısır glüteni, bezelye unu, protein hidrolizatları gibi balığın metabolizmasında değerlendiremeyeceği ürünler bulundurulmaz;

*EGEMARINOVA Yavru yemleri yetiştiricilere hızlı bir büyüme gelişme performansı sunar, düşük FCR değerleri ile büyütme dönemine geçişi kolaylaştırır;

*EGEMARINOVA Yavru yemleri 50-300 mikron , 300-500 mikron, 500-800 mikron ve 800-1000 mikron aralığındadır. Bu yemlerin en önemli özelliği kullanılan formülasyonun her üç yem büyüklüğünde de aynı olmasıdır. Dolayısı ile ilk beslemeden yavru balık döneminin sonuna kadar EGEMARINOVA Yavru yemleri kullanıldığında herhangi bir adaptasyon çalışması yapmanıza gerek yoktur. Balıklarda yem değişimine bağlı hiçbir etki ya da sürpriz ile karşılaşmazsınız; 

*EGEMARINOVA Yavru yemlerinde ilk beslemeden yavru besleme döneminin sonuna kadar balıklarınız yüksek kondisyon kazanır ve bu özelliği büyütme döneminde de devam ettirir. Yetiştiriciliğin devamında da hangi büyütme yemini kullanırsanız kullanın kolay adaptasyon, yüksek yaşama oranı ve düşük FCR değerlerinden sapma yaşamazsınız; 

*EGEMARINOVA Yavru yemleri adaptasyon gerektirmediğinden ve balığın doğası ile birebir uyumlu bir şekilde formüle edildiğinden, balıklarınızda kabızlık, ishal, şişme gibi belirtilerle karşılaşmazsınız;

*EGEMARINOVA Yavru yemleri kullandığınızda bağışıklık arttırma gibi amaçlarla prebiyotik, probiyotik ve maya desteği gibi katkılara ihtiyacınız kalmayacaktır;

*EGEMARINOVA yavru yemleri sadece balığın gereksinim duyduğu oranda yağ içerir. Dolayısı ile havuzlarınızda suda yağ tabakası oluşturmaz.  

İletişime Geçin

EGEMARINOVA ekibi, anaç ve yavru yemleriyle ilgili tüm ihtiyaçlarınızda yanınızda.

E-mail:
kurumsal@egemarinova.com.tr

Telefon / WhatsApp:
+90 (532) 165 69 73

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir